Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sorumluluk

Newyork News - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zayu ile Başlayan Yolculuk: Bir Husky’nin Aileye Kattığı Dinginlik Haber

Zayu ile Başlayan Yolculuk: Bir Husky’nin Aileye Kattığı Dinginlik

Siberian Husky cinsi Zayu’nun hikâyesi, sezgilerle verilen bir kararın bir ailenin yaşamını nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Zayu’nun sahibi Gizem Artış, hem sahiplenme sürecini hem de bir Husky ile yaşamaya dair deneyimlerini samimi bir dille anlattı. Artış, Zayu’nun hayatına girişinin, içsel çalışmalar yürüttüğü bir döneme denk geldiğini belirterek, o süreçte okuduğu Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabının kendisinde güçlü bir çağrışım yarattığını ifade etti. Bu başlıktan ilhamla hayatında benzer bir enerji yaratmak istediğini söyleyen Artış, Zayu ve kardeşlerinin yer aldığı bir ilanla karşılaşmasının ardından ailesiyle kısa bir değerlendirme yaparak sahiplenme kararı aldıklarını dile getirdi. Ertesi gün Zayu’nun eve gelmesiyle birlikte yeni bir yolculuğun başladığını söyledi. Bir Siberian Husky ile yaşamanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını vurgulayan Gizem Artış, Zayu’yu bilinçli bir ırk araştırmasından ziyade sezgisel bir yakınlıkla seçtiklerini, bu nedenle karakter özelliklerini zaman içinde tanımaya başladıklarını belirtti. Alışma süreci, karşılıklı konfor alanlarının oluşturulması ve yüksek enerji düzeyine uygun günlük rutinlerin belirlenmesinin zaman aldığını ifade eden Artış, Husky’lerin özgür ruhlu yapısının eğitim sürecinde sabır ve tekrar gerektirdiğini söyledi. Henüz altı aylık olan Zayu’nun karakterini “sürüsüne bağlı, güçlü bir karakter” sözleriyle tanımlayan Artış, onunla birlikte öğrenmeye ve uyumlanmaya devam ettiklerini dile getirdi. Zayu adına açılan sosyal medya sayfasının başlangıçta yalnızca anı biriktirme amacı taşıdığını söyleyen Gizem Artış, Zayu’nun gelişim sürecini yakın çevreleriyle paylaşmak için bu adımı attıklarını ifade etti. Zamanla sayfaya gösterilen ilginin arttığını belirten Artış, özellikle Zayu’nun anlamlı bakışları ve kürk renklerinin takipçilerden olumlu geri dönüşler aldığını söyledi. Zayu’nun hayatında yarattığı en büyük değişimin “anda kalma” duygusu olduğunu vurgulayan Artış, yürüyüşler ve birlikte geçirilen zamanların kendisi için sakinleştirici ve bağ güçlendirici bir etki yarattığını belirtti. Evcil hayvan sahipliğinin ciddi bir sorumluluk olduğunun altını çizen Gizem Artış, herkesin köpek sahiplenmesinin doğru olmayabileceğini, ancak düzen, sınırlar ve sevgiyle kurulan bir ilişkide bunun hayatın en öğretici deneyimlerinden birine dönüşebileceğini ifade etti. Özellikle çocuklu aileler için bu deneyimin büyük kazanımlar sunduğunu belirten Artış, Zayu’nun büyük oğlunun köpek korkusunu aşmasına da katkı sağladığını söyledi. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde Husky ile yaşamaya dair de değerlendirmelerde bulunan Artış, site içinde sürdürülen günlük rutinlerin zaman zaman sahil yürüyüşleri ve kısa kafe molalarıyla çeşitlendiğini, Zayu’nun sosyal ve oyun sever yapısıyla çevresine kolayca uyum sağladığını dile getirdi. Geleceğe dair hayalini ise Artış şu sözlerle özetledi: Zayu’nun iyi yönlerinin pekiştiği, karşılıklı anlayışın ve iletişimin her geçen gün güçlendiği bir birlikte yaşam.

Hekimsen: Hukuk ile Tıbbi Uygulamalar Arasındaki Uyumsuzluk Hekimler Üzerinde Ciddi Baskı Oluşturuyor Haber

Hekimsen: Hukuk ile Tıbbi Uygulamalar Arasındaki Uyumsuzluk Hekimler Üzerinde Ciddi Baskı Oluşturuyor

Hekimsen Sendikası, hukuk uygulamaları ile tıbbi uygulamaların değerlendirilmesi arasında yaşanan uyumsuzluğun, hekimler üzerinde ciddi bir tazminat ve sorumluluk baskısı oluşturduğunu belirterek, bu alanda yaşanan sorunların çözümü için hazırlanan Hekimlik Yasa Tasarısı’nın yasalaşması çağrısında bulundu. Sendika tarafından yapılan açıklamada, son dönemde görülen bazı yargı süreçlerinde tıbbi bilgi, klinik tecrübe ve bilimsel terminolojinin yeterince dikkate alınmadığı yönünde hekim camiasında endişelerin arttığı ifade edildi. Açıklamada, tıbbi belgeler ve bilimsel görüşler arasında yorum farklılıklarının ortaya çıkabildiği, bunun da hekimler açısından belirsizlik oluşturduğu belirtildi. Hekimsen, bazı dosyalarda Adli Tıp raporları ile yargı kararları arasında değerlendirme farklılıkları yaşanabildiğine dikkat çekerek, tıbbi süreçlerin çok disiplinli ve bilimsel bir çerçevede ele alınmasının önemine vurgu yaptı. Açıklamada, tıbbi değerlendirmelerin niteliği ve kapsamının, hukuki süreçlerde daha dengeli şekilde ele alınmasının gerekliliği dile getirildi. Sendikaya göre yaşanan sorunlar, münferit olaylardan ziyade uygulamada karşılaşılan yapısal değerlendirme farklılıklarına işaret ediyor. Diyarbakır’daki Down Sendromu Davası Örneği Açıklamada Diyarbakır’da görülen bir dava örnek olarak paylaşıldı. Üçüncü gebeliği sırasında özel bir sağlık kuruluşunda takip edilen bir anneye, ikili ve üçlü tarama testlerinin önerilip önerilmediği konusunda taraflar arasında ihtilaf yaşandığı aktarıldı. Hekim ve sağlık personeli beyanlarında, söz konusu testlerin önerildiği, ancak annenin bu testleri yaptırmak istemediği ifade edildi. Hekimsen, bu tarama testlerinin kesin tanı koydurucu nitelikte olmadığını, yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuçlar verebildiğini hatırlattı. Ayrıca Down sendromunun doğumdan sonra tıbbi olarak geri döndürülebilir bir durum olmadığına dair yüksek yargı kararlarının bulunduğu belirtildi. Buna rağmen açılan davada hekimin sorumluluğuna hükmedildiği, kararın henüz kesinleşme süreci tamamlanmadan icra işlemlerinin başlatıldığı ifade edildi. Kahramanmaraş’taki Tonsillektomi Vakası Sendika açıklamasında Kahramanmaraş’ta yaşanan bir başka vaka da gündeme getirildi. Basit bir bademcik ameliyatından yaklaşık bir hafta sonra meydana gelen ve nedeni net olarak ortaya konulamayan bir kanama sonrası, sevk sürecinde yaşanan komplikasyonlar sonucu açılan davada ameliyatı gerçekleştiren hekime yüksek tutarlı tazminat talepleri yöneltildiği aktarıldı. Açıklamada, sürecin her aşamasında doğrudan sorumluluğu bulunmadığı belirtilen hekimin, dava kesinleşmeden icra tehdidiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Bu tür uygulamaların, yargı süreçleri tamamlanmadan telafisi güç sonuçlar doğurabildiği vurgulandı. “Sağlık Hizmetlerinde Denge Gerekli” Hekimsen, açıklamasında bu tür davaların yalnızca bireysel hekimleri değil, sağlık hizmetlerinin genel işleyişini de etkileyebileceğine dikkat çekti. Yüksek tutarlı ve ölçüsüz tazminat taleplerinin, hekimlerin risk almaktan kaçınmasına yol açabileceği; bunun da sağlık hizmetlerinin niteliğini ve erişilebilirliğini etkileyebileceği ifade edildi. Sendikaya göre bu durumun uzun vadede hekim göçünü artırabileceği, riskli branşlarda görev almak isteyen hekim sayısının azalabileceği ve sağlık sisteminde iş gücü dengesizliklerine yol açabileceği değerlendiriliyor. Hekimlik Yasa Tasarısı Vurgusu Hekimsen, yaklaşık iki yıldır üzerinde çalışılan Hekimlik Yasa Tasarısı’nın, tıbbi uygulamalar ile hukuki değerlendirmeler arasında daha dengeli bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Tasarının; hasta hakları, hekim sorumluluğu ve kamu yararı arasında adil bir denge kurmayı amaçladığı, kamu, özel ve üniversite hastanelerinde görev yapan tüm sağlık çalışanlarını kapsadığı ifade edildi. Açıklamanın sonunda, malpraktis uygulamalarının bilimsel gerçekliklerle uyumlu hale getirilmesi, hukuki süreçlerde ölçülülük ilkesinin gözetilmesi ve Hekimlik Yasa Tasarısı’nın bütüncül şekilde ele alınarak hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.