
Bazı markalar vardır; sadece ürün satmaz, bir hikâye anlatır. Pasta Sanatı da tam olarak böyle bir geçmişin modern temsilcisi. Bu hikâye, 1920’li yıllarda Mardin’de küçük bir dükkânda başlıyor. Ailenin büyüklerinden Tevfik Bey’in lokum ve badem şekeri üretimiyle temeller atılırken, yıllar sonra bu yolculuğun yönünü değiştiren ilginç bir karar alınıyor.
İkinci kuşaktan Şefik Sekizkardeş, amcasıyla yan yana duran iki dükkânı paylaşmaya karar veriyor. Karar yöntemi ise oldukça sade: yazı tura. Ve sonuç, sadece o günü değil, aslında bir asra yaklaşan bir mesleği belirliyor. Pastane Şefik Bey’e kalıyor ve bugün hâlâ devam eden pastacılık geleneği o anda şekilleniyor.
Bugün Pasta Sanatı, sadece bir pastane olmanın ötesinde; kişiye özel tasarımları, butik üretim anlayışı ve geniş ürün yelpazesiyle dikkat çekiyor. Günlük pastalardan özel gün konseptlerine, çikolata koleksiyonlarından trend ürünlere kadar uzanan çeşitlilik, markanın hem geleneksel hem de modern yüzünü bir arada yansıtıyor.
Aile geleneği ise hâlâ devam ediyor. Dördüncü kuşak temsilcisi Bilal Sekizkardeş, 2017 yılında markanın yönetiminde aktif rol alarak süreci ileri taşıyor. 2025 yılında Tağ ailesi ile yapılan ortaklık sonrası ise şirket, Ömer Tağ liderliğinde daha kurumsal ve büyüme odaklı bir yapıya geçiyor.
Bugün Pasta Sanatı, İstanbul genelinde Bahçelievler, Beykent, Fatih , Mimaroba , Marmarapark , Halkalı hizmet verirken, 2026 yılı itibarıyla Bahçeşehir ve Sultangazi’de açılacak yeni mağazalarıyla büyümesini sürdürüyor. Yaklaşık 100 yıllık bu hikâye, küçük bir dükkânda başlayan bir ustalığın, doğru kararlar ve nesiller boyu süren emekle nasıl güçlü bir markaya dönüştüğünün en sade örneklerinden biri olarak yoluna devam ediyor.